Cizre’de izinsiz gösteri

Cizre’de, izinsiz gösteri düzenleyen gruplara polis müdahale etti.

ŞIRNAK (İHA)İdil, Otogar ve Yafes caddeleri ile E-24 uluslararası karayolunda toplanan göstericiler, yola taşlardan barikatlar kurup yolu trafiğe kapattı. Olay yerine gelen polis ekiplerinin uyarısına rağmen dağılmayan yüzleri maskeli göstericiler, güvenlik güçlerine taş, havai fişek, molotofkokteyli ve ses bombası attı. Polis ekipleri, göstericileri tazyikli su ve biber gazı kullanarak dağıttı.

Meydana gelen gösteriler nedeniyle İdil, Otogar ve Yafes caddeleri ile E-24 uluslararası karayolunda seyir halindeki araçlar büyük tehlike atlattı. Güvenlik güçleri gösterilerin yaşandığı caddelerde zırhlı araçlarla geniş güvenlik önlemleri alırken, göstericilerin kapattığı yollardaki barikatların yoldan kaldırılması ile birlikte İdil, Otogar ve Yafes caddeleri ile E-24 uluslararası karayolu yeniden ulaşıma açıldı.

Bodrum'da cinayet

Bodrum’da bir kişi, aracında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

MUĞLA (A.A)AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Bodrum’a bağlı Ortakent-Yahşi beldesi Sanatçılar Sitesi’nde, İsmail D’ye ait otomobille siteye giren Mehmet Söyler’e (31), kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce başka bir otomobilden ateş açıldı.

Ağır yaralanan Söyler’e, site sakinlerinin haber vermesi üzerine olay yerine gelen 112 ekipleri ilk müdahaleyi yaptı. Vücuduna 15 mermi isabet ettiği belirlenen Söyler, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Bodrum İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Hakan Demirörs, olay yerinde incelemelerde bulundu.

Saldırıyla ilgili M.O’nun arandığı belirtildi.

Bodrum'da cinayet

Bodrum’da bir kişi, aracında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

MUĞLA (A.A)AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Bodrum’a bağlı Ortakent-Yahşi beldesi Sanatçılar Sitesi’nde, İsmail D’ye ait otomobille siteye giren Mehmet Söyler’e (31), kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce başka bir otomobilden ateş açıldı.

Ağır yaralanan Söyler’e, site sakinlerinin haber vermesi üzerine olay yerine gelen 112 ekipleri ilk müdahaleyi yaptı. Vücuduna 15 mermi isabet ettiği belirlenen Söyler, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Bodrum İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Hakan Demirörs, olay yerinde incelemelerde bulundu.

Saldırıyla ilgili M.O’nun arandığı belirtildi.

Gazi sahipsiz kaldı

Diyarbakır’da askerlik görevini yaparken, terör örgütü üyeleriyle girilen çatışmada bacağından yaralanan Gazi Orhan Cansu, geçirdiği travmanın ardından bir daha hayatı eskisi gibi olmadı.

1995 yılında Diyarbakır’da terör örgütü üyeleriyle  girdiği çatışmada bacağından yaralanan Gazi Orhan Cansu, geçirdiği psikolojik travamvayı aradan yıllar geçmesine rağmen atlatamadı. Askerlik görevinin bitmesinin ardından gaziye kadrolu bir iş verilmesine rağmen, geçirdiği psikolojik rahatsızlık nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kaldı. Devletin kendilerine maddi anlamda kısmen sahip çıktığını fakat manevi anlamda kendilerini yalnız bıraktığı dile getiren Gazi Orhan Cansu, “Askerlikte büyük bir psikolojik bunalım yaşadım. Çatışmada yaralandım. Askerlik bitince sivil hayata adapte olmaktan çok zorlandım. Karayolları Bölge Müdürlüğü’nde işe girdim. Fakat hayatım bir türlü düzene girmedi. Psikolojim bozulmuştu. Devletin verdiği işe bile sahip çıkamadım. Devletimiz bize maddi anlamda kısmen sahip çıkıyor ama askerlikten sonra bizi kendi başımıza bırakıyor. Benim gibi birçok gazi yaşadığı psikolojik sorunları atlatamıyor. Bu duruma düşmem de kendim de suçluyum. Ama keşke devletimiz bana psikolojik tedavi sağlasaydı. Belki bunlar başıma gelmezdi”

GAZİ CANSU, OTOGARDA KALIYOR

Kira borcunu ödeyemeyince evine haciz geldiğini ve evden çıkarıldığını kaydeden Gazi Cansu, “Simit satarak geçimimi sağlamaya çalışıyordum. Ev kirasını bile ödeyemez duruma geldim. Sonunda ev sahibi avukata verdi ve eve haciz getirdi. Evden çıkartılınca, eşim oğlumuzla birlikte babasının evine gitti. Ben de otogarda kalmaya başladım. Gündüzleri simit satıyorum. Geceleri ise otogarda kalıyorum. Bazen tramvaylarda bile uyudum. Ayağım enfeksiyon kapınca hastaneye geldim. 3-4 gündür hastanede kalıyorum. Ne eşimin ailesi ne arkadaşlarım kimse arayıp sormadı. Devletimiz gazilerimizi sahipsiz bırakmasın. Gelsin bizi ziyaret etsinler, psikolojik destek versinler” dedi.

GAZİLERE PSİKOLOJİK DESTEK VERİLMELİ

Güneydoğu Gazisi İbrahim Lale ise devletin gazileri maddi anlamda gazilere sahip çıktığını fakat manevi anlamda gazilerin büyük bir yalnızlık yaşadığını söyledi. Kendisinin de çatışmaya yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü dile getiren Lale, “Uzun süre psikolojik bunalım yaşadım. Ailemin ve dostlarımın desteğiyle bu piskolojik bunalımı atlattım. Fakat gazi ağabeyimiz Orhan Cansu’nun kimsesi yok. Ona devletten başka sahip çıkacak kimse yoktu. Orhan Cansu, bir çok gazimiz var. Onların da psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Devlet ‘gaziye iş verdim, maaş verdim’ deyip de bizleri unutmasın. Çünkü, gazilerimiz sadece maddi desteğe ihtiyaç duymuyor. Onların manevi desteğe ve psikolojik desteğe de ihtiyaçları var” diye konuştu.

Konya Yenigün gazetesi yazı işleri müdürü İbrahim Büyükeken’in haberine göre 1995 yılında Diyarbakır’da vatani görevini yaparken, terör örgütü üyeleriyle girilen çatışmada bacağından yaralanan Gazi Orhan Cansu’nun yaşadığı dram yürek burkuyor. Güneydoğu gazisi Orhan Cansu, psikolojik bunalımdan çıkamayınca hayatı alt üst oldu. Gazi Orhan Cansu, Karayolları Bölge Müdürlüğü’ndeki işini bıraktı, borç batağına saplandı ve evinin kirasını ödeyemeyince haciz geldi. Haftalardır Konya Şehirler Arası Terminali’nde kalan ve simit satarak geçimini sağlamaya çalışan Gazi Orhan Cansu’nun eşi ve çocuğu da ailesinin evine gitti. Annesi ve babası vefat eden Gazi Cansu, kimsesiz kaldı. Tüm gün ayakta çalışmak zorunda kalan Gazi Cansu’nun ayağı enfeksiyon kaptı ve hastaneye kaldırıldı.

Gazi sahipsiz kaldı

Diyarbakır’da askerlik görevini yaparken, terör örgütü üyeleriyle girilen çatışmada bacağından yaralanan Gazi Orhan Cansu, geçirdiği travmanın ardından bir daha hayatı eskisi gibi olmadı.

1995 yılında Diyarbakır’da terör örgütü üyeleriyle  girdiği çatışmada bacağından yaralanan Gazi Orhan Cansu, geçirdiği psikolojik travamvayı aradan yıllar geçmesine rağmen atlatamadı. Askerlik görevinin bitmesinin ardından gaziye kadrolu bir iş verilmesine rağmen, geçirdiği psikolojik rahatsızlık nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kaldı. Devletin kendilerine maddi anlamda kısmen sahip çıktığını fakat manevi anlamda kendilerini yalnız bıraktığı dile getiren Gazi Orhan Cansu, “Askerlikte büyük bir psikolojik bunalım yaşadım. Çatışmada yaralandım. Askerlik bitince sivil hayata adapte olmaktan çok zorlandım. Karayolları Bölge Müdürlüğü’nde işe girdim. Fakat hayatım bir türlü düzene girmedi. Psikolojim bozulmuştu. Devletin verdiği işe bile sahip çıkamadım. Devletimiz bize maddi anlamda kısmen sahip çıkıyor ama askerlikten sonra bizi kendi başımıza bırakıyor. Benim gibi birçok gazi yaşadığı psikolojik sorunları atlatamıyor. Bu duruma düşmem de kendim de suçluyum. Ama keşke devletimiz bana psikolojik tedavi sağlasaydı. Belki bunlar başıma gelmezdi”

GAZİ CANSU, OTOGARDA KALIYOR

Kira borcunu ödeyemeyince evine haciz geldiğini ve evden çıkarıldığını kaydeden Gazi Cansu, “Simit satarak geçimimi sağlamaya çalışıyordum. Ev kirasını bile ödeyemez duruma geldim. Sonunda ev sahibi avukata verdi ve eve haciz getirdi. Evden çıkartılınca, eşim oğlumuzla birlikte babasının evine gitti. Ben de otogarda kalmaya başladım. Gündüzleri simit satıyorum. Geceleri ise otogarda kalıyorum. Bazen tramvaylarda bile uyudum. Ayağım enfeksiyon kapınca hastaneye geldim. 3-4 gündür hastanede kalıyorum. Ne eşimin ailesi ne arkadaşlarım kimse arayıp sormadı. Devletimiz gazilerimizi sahipsiz bırakmasın. Gelsin bizi ziyaret etsinler, psikolojik destek versinler” dedi.

GAZİLERE PSİKOLOJİK DESTEK VERİLMELİ

Güneydoğu Gazisi İbrahim Lale ise devletin gazileri maddi anlamda gazilere sahip çıktığını fakat manevi anlamda gazilerin büyük bir yalnızlık yaşadığını söyledi. Kendisinin de çatışmaya yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü dile getiren Lale, “Uzun süre psikolojik bunalım yaşadım. Ailemin ve dostlarımın desteğiyle bu piskolojik bunalımı atlattım. Fakat gazi ağabeyimiz Orhan Cansu’nun kimsesi yok. Ona devletten başka sahip çıkacak kimse yoktu. Orhan Cansu, bir çok gazimiz var. Onların da psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Devlet ‘gaziye iş verdim, maaş verdim’ deyip de bizleri unutmasın. Çünkü, gazilerimiz sadece maddi desteğe ihtiyaç duymuyor. Onların manevi desteğe ve psikolojik desteğe de ihtiyaçları var” diye konuştu.

Konya Yenigün gazetesi yazı işleri müdürü İbrahim Büyükeken’in haberine göre 1995 yılında Diyarbakır’da vatani görevini yaparken, terör örgütü üyeleriyle girilen çatışmada bacağından yaralanan Gazi Orhan Cansu’nun yaşadığı dram yürek burkuyor. Güneydoğu gazisi Orhan Cansu, psikolojik bunalımdan çıkamayınca hayatı alt üst oldu. Gazi Orhan Cansu, Karayolları Bölge Müdürlüğü’ndeki işini bıraktı, borç batağına saplandı ve evinin kirasını ödeyemeyince haciz geldi. Haftalardır Konya Şehirler Arası Terminali’nde kalan ve simit satarak geçimini sağlamaya çalışan Gazi Orhan Cansu’nun eşi ve çocuğu da ailesinin evine gitti. Annesi ve babası vefat eden Gazi Cansu, kimsesiz kaldı. Tüm gün ayakta çalışmak zorunda kalan Gazi Cansu’nun ayağı enfeksiyon kaptı ve hastaneye kaldırıldı.

Görev başındaki polislere saldırdılar

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde gece saatlerinde uygulama yapan trafik polisleri, kontrol için durdurulan bir otomobildeki 2 kişi tarafından saldırıya uğradı.

İlk olarak Elmadağ Devlet Hastanesi’ne, ardından Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Zafer Y. ile Osman Ü.’nün sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

(CİHAN)

güncel haberler

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde gece saatlerinde uygulama yapan trafik polisleri, kontrol için durdurulan bir otomobildeki 2 şahıs tarafından sopalarla saldırıya uğradı. Yaralanan 2 polis memuru hastanede tedavi altına alındı. Saldırganlar yakalanarak gözaltına alındı.

Elmadağ Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekibinde görevli memurlar Zafer Y. ile Osman Ü. şüphe üzerine bir aracı durdurdu. Araç sürücüsünün ehliyeti olmadığı ve aracında muayenesi bulunmadığı için polisler işlem yapmak istedi. Sinirlenen araç sürücüsü M.Y. arabasında bulunan sopayla polis memuru Zafer Y.’nin kafasına vurdu. Bunu gören diğer polis memuru ekip otosundan inerek arkadaşına yardım etmek istedi. Bu sırada saldırganın arabasındaki E.Y. arkadaşına yardım etmeye çalışan polis memuru Osman Ü.’ye saldırdı. 2 memur da yaralanarak yere düştü. Saldırganlar yere düşen memurlara tekmelerle vurmaya devam etti. M.Y. ile E.Y. olay yerine gelen polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Görev başındaki polislere saldırdılar

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde gece saatlerinde uygulama yapan trafik polisleri, kontrol için durdurulan bir otomobildeki 2 kişi tarafından saldırıya uğradı.

İlk olarak Elmadağ Devlet Hastanesi’ne, ardından Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Zafer Y. ile Osman Ü.’nün sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

(CİHAN)

güncel haberler

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde gece saatlerinde uygulama yapan trafik polisleri, kontrol için durdurulan bir otomobildeki 2 şahıs tarafından sopalarla saldırıya uğradı. Yaralanan 2 polis memuru hastanede tedavi altına alındı. Saldırganlar yakalanarak gözaltına alındı.

Elmadağ Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekibinde görevli memurlar Zafer Y. ile Osman Ü. şüphe üzerine bir aracı durdurdu. Araç sürücüsünün ehliyeti olmadığı ve aracında muayenesi bulunmadığı için polisler işlem yapmak istedi. Sinirlenen araç sürücüsü M.Y. arabasında bulunan sopayla polis memuru Zafer Y.’nin kafasına vurdu. Bunu gören diğer polis memuru ekip otosundan inerek arkadaşına yardım etmek istedi. Bu sırada saldırganın arabasındaki E.Y. arkadaşına yardım etmeye çalışan polis memuru Osman Ü.’ye saldırdı. 2 memur da yaralanarak yere düştü. Saldırganlar yere düşen memurlara tekmelerle vurmaya devam etti. M.Y. ile E.Y. olay yerine gelen polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

CHP'den 'Diyarbakır' önergesi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Meclis’te kurulacak bir komisyonda Diyarbakır’ın sorunlarının masaya yatırılmasını istedi.

“Diyarbakır’da otuz yıllık çatışma süresince yüz binlerce insanın kırsal kesimdeki evlerinden çıkartılmaları veya bu yerlerin boşaltılması, bu kişilerin gerek anayasal, gerekse temel insan haklarından mahrum kalmalarıyla sonuçlanmış ve önemli siyasal ve sosyo-ekonomik sorunlara yol açmıştır.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet konusunda sıralamaya giren Diyarbakır’da kadınların yüzde 58′i fiziksel şiddet, yüzde 63.5′i psikolojik şiddet, yüzde 13.5′i cinsel şiddet, yüzde 16.2′si ekonomik şiddete maruz kalıyor. Şiddetin kim tarafından uygulandığına bakıldığında ise yüzde 52.7′si eşi tarafından, yüzde 14.9′u anne-babası tarafından, yüzde 5.4′ü ise erkek arkadaşı tarafından şiddete maruz kalıyor. Kadınların yüzde 43.2′sinin sosyal güvencesinin olmadığı, yüzde 37.8′inin yeşil kartlı, yüzde 12.2′sinin SGK’lı olduğu bilinmektedir. Kadınların yüzde 27′sinin ise can güvenliği riski olduğu ifade edilmektedir.”

ANKA

Tanrıkulu ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, Diyarbakır ilinin sorunlarının araştırılması ve çözüm önerilerinin sunulması, hükümetin yetersizliklerinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılması talep edildi.

Gerekçede, Diyarbakır’ın en büyük sorunların başında sağlık ve eğitim olanakları yetersizliği yer aldığı belirtilerek, “Diyarbakır ve bölgede Türkçe dışında başta Kürtçe olmak üzere Arapça gibi dilleri konuşabilen sağlık çalışanlarının istihdamı teşvik edilmelidir” denildi. Gerekçede şu ifadeler yer aldı:

CHP'den 'Diyarbakır' önergesi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Meclis’te kurulacak bir komisyonda Diyarbakır’ın sorunlarının masaya yatırılmasını istedi.

“Diyarbakır’da otuz yıllık çatışma süresince yüz binlerce insanın kırsal kesimdeki evlerinden çıkartılmaları veya bu yerlerin boşaltılması, bu kişilerin gerek anayasal, gerekse temel insan haklarından mahrum kalmalarıyla sonuçlanmış ve önemli siyasal ve sosyo-ekonomik sorunlara yol açmıştır.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet konusunda sıralamaya giren Diyarbakır’da kadınların yüzde 58′i fiziksel şiddet, yüzde 63.5′i psikolojik şiddet, yüzde 13.5′i cinsel şiddet, yüzde 16.2′si ekonomik şiddete maruz kalıyor. Şiddetin kim tarafından uygulandığına bakıldığında ise yüzde 52.7′si eşi tarafından, yüzde 14.9′u anne-babası tarafından, yüzde 5.4′ü ise erkek arkadaşı tarafından şiddete maruz kalıyor. Kadınların yüzde 43.2′sinin sosyal güvencesinin olmadığı, yüzde 37.8′inin yeşil kartlı, yüzde 12.2′sinin SGK’lı olduğu bilinmektedir. Kadınların yüzde 27′sinin ise can güvenliği riski olduğu ifade edilmektedir.”

ANKA

Tanrıkulu ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, Diyarbakır ilinin sorunlarının araştırılması ve çözüm önerilerinin sunulması, hükümetin yetersizliklerinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılması talep edildi.

Gerekçede, Diyarbakır’ın en büyük sorunların başında sağlık ve eğitim olanakları yetersizliği yer aldığı belirtilerek, “Diyarbakır ve bölgede Türkçe dışında başta Kürtçe olmak üzere Arapça gibi dilleri konuşabilen sağlık çalışanlarının istihdamı teşvik edilmelidir” denildi. Gerekçede şu ifadeler yer aldı: